ZÎNÊ GULÎSTAN ARKADAŞIN MEKTUBU

Eylemimi Başkan Apo’yla barış ve özgürlük ülkesi Kürdistan’da buluşmak için yapıyorum
Ulusal Önderimiz Başkan Apo’ya!
Adım Meral Mamyak. 1977 Kars-Ardahan’ın Susuz kazasında doğdum. Tahsil durumum lise mezunuyum. Ailem yurtsever bir ailedir. Ailemin yurtsever olması, partiyle tanışmamda ve katılımımda önemli bir rol oynamıştır. Liseyi bitirdikten sonra iki yıl metropol kitle faaliyetlerinde yer aldım. Bu süre zarfında partinin temel yayınlarından ve Parti Önderliği’nin çözümlemelerinden yararlandım. Kendimi eğitmeye çalıştım. Belirli bir bilinç düzeyine ulaştım. Kendimi eğittikçe Parti Önderliği’ni anlamaya ve tanımaya çalıştım. Çok yetersiz olduğumu bildiğim için Parti Önderliği’ni daha derinlikli izleme ve araştırma çabam olmuştur. Kendimi Önderlik gerçeği karşısında daha köklü bir muhasebeye tabi tuttum. Bir kadın olarak devrimci sosyalist mücadele gerçeği ile daha da bütünleşerek Türk faşizminin toplumumuz ve Kürt kadını üzerinde yarattığı tahribatları çıplak bir biçimde görmeye başladım. Bu benim, çağımızın yeni özgürlük öğretisinin yaratıcısı, sosyalist düşüncenin çağımızda en zirvede temsilini yapan, halkımızın ve insanlığın kurtuluş umudu olan büyük insan Başkan Apo’ya yakınlaşmamı sağladı.
Türk özel savaş rejiminin Kürt halkı ve kadını üzerinde geliştirdiği çirkef ve iğrenç politikalarının kuşkusuz benim kişiliğim üzerinde de olumsuz etkileri olmuştur. Hele bir de metropolde büyümem ve Kemalist okullarda okumam o olumsuz etkiyi daha da derinleştirmiştir. Birçok yönüyle yaşadığım toplumsal ve sosyal çevrede bunun pratik sonuçlarını net görebiliyordum. Bunların ayrıntılarını açma gereği de görmüyorum. Parti Önderliğimizin derin bilimsel çözümlemelerinin bireylere sunduğu çözüm yolları sayesinde, kendi kişiliğimi çözmede paha biçilmez derecede katkısı olmuştur.
Kendimi çözdükçe, gerçekliğimi gördükçe yine Önderliğimizin hem teorik, hem de pratiksel devrim çabalarını anladıkça, Önderliğe bağlılık daha gelişmiştir. Önderlik çizgisini tanrıçalaşmaya dair eşi-benzerine rastlanmayan tarzıyla pratikleştiren başta Zilan arkadaş olmak üzere önder kadın yoldaşlara özlü bir bağlılık göstermek için parti saflarına ve kadın özgürlük çalışmalarına aktif temelde katılma zorunluluğunu hissettim. Özellikle Parti Önderliğimizin Zilan arkadaşın fedai eyleminden sonra, Ortadoğu ve Kürdistan’da yarattığı kadın özgürlük çalışmalarına çok yoğun bir ilgim gelişti. Dünyada kadın sorununa çok yönlü ve kesin çözümler getiren PKK Önderliği’nin militanı ve yoldaşı olmak, Zilan gibi özgür bir kadın kişiliğine ulaşmak en büyük tutkum oldu. Zilan kişiliğine ulaşmak katılımımda kamçılayıcı bir rol oynamıştır. Özgür kadın düzeyine ulaşmaya her türden egemenlikleri, faşist-sömürgeci uygulamalara kahredici ve ölümcül darbeleri vurabilecek eylem ve mücadele tarzı bende bir tutku olarak gelişti. Metropolde yürüttüğüm çalışmalar esnasında faşist düşmanın, Kürt kadınının onuruna hakaret ettiğini birçok kez gördüm. Tarihte Kürt kadınının onuruna ne kadar düşkün olduğunu PKK çizgisinde en soylu düzeye getiren Başkan Apo’nun uluslararası sinsi, vahşi, vurucu güçlerinin yegane hedefi olması biz Kürt kadınları açısından çok derinlikli olarak anlaşılmak zorundadır. Buna yüzeysel yaklaştığımı profesyonel tarzda gerillaya katılımımda daha iyi gördüm.
En büyük isteğim Başkan Apo’yu yakından görmekti, ama bu şansı kaçırdığım için kendime öfkeliyim. Önderimin nefes kesen Roma yürüyüşünden kısa bir süre önce Başkan Apo’nun emeğinin yoğunlaşmış ifadesi olan özgürlük gerillası saflarında yerimi alma kararını netleştirdim. Daha önce Zilan kişiliğini yakalama ve onun eylemini gerçekleştirme tutkum tarihi Roma yürüyüşüyle daha da perçinleşti. Bu tutkum ve hedefim sonuna kadar mükemmeldir. Hayatımın en güzel günlerini, gerilladan sonra kavuştuğum kutsal Kürdistan topraklarında yoldaşlarımın arasında kısa bir süre de olsa yaşadım. Başkan Apo’nun 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle uzatmış olduğu (…) ve kardeşlik teminatının kendisinden korktuğu için (…) eden emperyalist, siyonist, faşist güçlere karşı olan kinim ve düşmanlığım daha da bilendi. İnsanlığa ve ezilen halklara kendisini feda eden yüce insan Başkan Apo’ya yapılan bu haksızlığı hazmedemedim. Geliştirdikleri alçakça komploya ve Başkan Apo’ya uzattıkları kirli elleri kırma yemini ettim. Bu eylemimi Başkan Apo’yla barış ve özgürlük ülkesi Kürdistan’da buluşmak için yapıyorum. Kürt halkı yüzyıllardır özgürlük istemine cevap olabilecek bir önderliğe sahip olamamanın acısını çok çekti. Tarihte (…) yapan sizin gibi yüce bir önderliğe sahip olmanın şansını, sevincini yaşamaktayım. Sömürgeci egemen güçler bu sevincimizi kursağımızda bırakmak istiyor. Ama sizin yeniden yarattığınız onurlu Kürt halkı düşmanlarını fena bir halde yanılttı. Bugün her Kürt’ü birer Apo yaptınız. Halkımızın gösterdiği fedakarlıklar ve kahramanlıklar bunun kanıtıdır. Sizi fiziki olarak bizden koparsalar da biz zafere kadar sizi yüreğimizde yaşatacağız. Er-geç fiziki anlamda Kürdistan’da buluşacağız. Kemal, Agit, Zilan arkadaşlar şahsında yarattığınız fedai militan kişilik, bugün hepimizin esas aldığı kişiliktir. Ben de böyle bir kişiliğe ve Apocu ruha sahip olarak özgürlük tanrıçası Zilan yoldaşın yolunda yürüme kararımı vermişim. Önderlik ve vatan aşkını yeniden bulan Zilan olarak görüyorum. Bu temelde kendimi patlatmak istiyorum. Şimdiye kadar tarihsel Önderlik çizgisini layıkıyla temsil edemedik. Canımı ortaya koymayı çok az görüyorum. Yine sizin bir yoldaşınız olarak sizi yalnız bırakmamak için fedakarlık yapmak istiyorum. Bana bu şansı verdiğiniz için sonsuz minnet ve şükran borcumu belirtiyorum.
Sınırsız saygı ve sevgilerimi belirtiyorum.
– Yaşasın ilerici insanlığın devrimci umudu Başkan Apo!
– Yaşasın Ulusal kurtuluş mücadelemiz!
– Yaşasın PKK-ERNK-ARGK!
– Kahrolsun emperyalizm, Siyonizm, faşist Türk sömürgeciliği!