AKİF ARKADAŞIN MEKTUBU

Parti Önderliği’ne!

Kod adım Akif. Gerçek adım Şahin Hüseyin. ’80 Kobani doğumluyum. ’98 yılında partiye katıldım. Duhok’ta MIT binasına yönelik gerçekleştirilecek eylemin sahibiyim.
Eylemim; Başkan Apo’ya karşı geliştirilen uluslararaası komploya karşı bir yanıt, Güney Kürdistan halkına bir çağrı ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü ve Newroz Bayramı’nı bu şekilde kutlayıp selamlamadır. Yine 16 Mart Halepçe katliamında şehit düşen değerli halkımı anma temelindedir. Eylemimi bu temelde gerçekleştiriyorum. Böylesi bir eylemi yapma gücünü, iradesini, fırsatını ve şansını bana kazandıran Başkan Apo başta olmak üzere; bütün ölümsüz şehitlerimize, yiğit Kürdistan halkına ve siz tüm yoldaşlarıma minnet duygularımı belirterek, selam ve saygılarımı sunuyorum.
Başkanım!
9 Ekim günü gibi, devrimci enternasyonalist Che Guevera’nın ölüm yıldönümü olan böylesi anlamlı bir günde, size karşı başlatılan ve birçok sömürgeci ve emperyalist gücün katılım sağladığı uluslararası komploya verdiğiniz cevap, cevapların en büyüğü ve en görkemlisidir. Dünyaya açılırken yaptığınız, “Ankara’dan çıktık partileştik, Ortadoğu’ya çıktık ordulaştık, dünyaya açılarak devletleşeceğiz” belirlemesi mücadelemiz için esas doğrultuyu belirlerken, emperyalizmin siyonizmin ve TC sömürgeciliğinin gerçekleştirdiği komploya karşı en büyük cevaptır. 15 Şubat tarihine kadar süren bu komplo sonucu; korsan bir eylemle TC faşizmine teslim edilmeniz, gerçekten PKK mücadelesinin, PKK Önderliği’nin onların sistemlerini ne kadar sarstığını ve ne kadar mazlum halklara adanmış bir düşünce sistemi olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Tarih boyunca bütün ulu önderler ne pahasına olursa olsun, yaşadıkları zamanın ve zeminin yaşanılmaz kılındığı, halkların halklaşmasının önünün alındığı, insanın insanlık dışı muamelelere tabii tutulduğu süreçlerde ortaya çıkmışlardır. Kutsal önderlerden Hz. Musa’nın firavuna karşı, Hz. Isa’nın köleci Roma Imparatorluğu’na karşı, yine Hz. Muhammet’in Suudi Arabistan çöllerinde insanca yaşama olanaklarını tüketen Ebu Cehil’e karşı başlattıkları mücadeleleri görkemlidir. Ancak bu önderler halkları kurtuluşa götürmüş olsalar bile, o zamanın egemen güçlerine karşı verdikleri savaşta üstün gelmiş olsalar bile, görkemlilikleri yanında kalıcı bir çözümü yaratamamışlardır. Yani ezen ve ezilen çelişkisi çözüm bulamadığı kadar, daha sonraki süreçlerden günümüze kadar savaşların önünü de alamamıştır. Ama Apo ile doğan Önderlik tüm bunlara çözümün adı olmaktadır. Apo gerçekliği yıllar boyu süren, asırları içine alan tarihi haksızlıklara ve çelişkilere “dur” demenin adıdır. Hedeflenen bir halk değil, tüm insanlıktır.
Başkanım!
Biz, sizde yaratıldık; sizinle varız ve sizinle sürdüreceğiz özgürlük yürüyüşümüzü. Emek ve çabalarınıza karşı az da olsa layık olabilmek için başlattığım bu yürüyüşle, karar aldığım bu eylemle Önderliğe karşı borcumu ödemeye çalışacağım. Ve yine diyorum ki; borçluyum ve borçluyum.
Apo tutuklanamaz! Bir Apo gider, binlerce Apo gelir. Binlerce Apo gider, Apo adında insanlık doğar. Izinde, düşüncesinde bizleri bugüne getiren Önderliğimize Zilanlaşma, Agitleşme, Apolaşma ile karşılık vereceğiz.
Bu temelde bağlılık sözümü belirtirken, en içten selam ve saygılarımı sunuyorum.
– Yaşasın Güneşimiz Başkan Apo!
– Yaşasın PKK insanlık mücadelesi!
– Yaşasın VI. Kongre direniş ve zafer ruhu!
– Yaşasın halkların birliği ve kardeşliği!
– Yaşasın sosyalizm ve enternasyonalizm!
– Kahrolsun ABD emperyalizmi, Israil siyonizmi ve TC faşizmi!
– Kahrolsun ihanet!
9 Mart 1999
Akif (Şahin HÜSEYIN)