Urfa ideolojik bir merkezdir

Urfa yöresinde başlayan bu ideolojik hareketin sanıldığından daha da derinlikli olduğu anlaşılmaktadır. Bunda konumu önemli rol oynamaktadır. Asur, Hitit ve Mısır'dan eşit uzaklıkta olan yöre bir denge konumunda bulunmakta nisbi bir özgür ortamı yaşamaktadır. İmparatorluk merkezlerinin temsilcileri yerli halk karşısında fazla güçlü değildirler. Urfa bu anlamda M. Ö. 2000'den sonra önemli bir ideolojik merkez rolü oynuyor. Halk yapısı da bunda güçlü bir temel sunuyor. Hem Aryen kökenli hem Amorit kökenli kabileler karışık yaşamaktadırlar. Bugün bile bu demografik yapı sürmektedir.
Güneyinde Araplar, kuzeyinde Kürtler olarak 5000 yıldan beri bir nüfus hareketinin sürdüğü tespit edilmektedir. Daha sonra bu demografik yapıya Ermeniler ve Türkler de katılacaklardır.

Hem coğrafi hem demografik, hem ekonomik ve ticari açıdan çok ciddi bir merkez oluyor. Üç büyük köleci merkeze karşı, yani Anadolu, Mısır ve Sümer köleci merkezlerine karşı tam ortalarında ve güçlü ekonomik, ticari ve demografik yapısıyla yeni ideoloji ve siyasi hareketin zemini oluyor. Bu özgünlüğünü de peygamberler diyarı kutsal Urfa adı altında sergiliyor. Tüm yöre halklarının köleciliğe tepkileri bu ideolojik çıkışta güçlü bir yankıya yol açıyor. Hızla kitleselleşerek bir siyasal hareket haline geliyor. İkinci derecede devletlerin doğuşunda önemli rol oynuyor. Zaman zaman kendisi devletlerin merkezi oluyor. Bu konumunu 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar sürdürüyor.

Hristiyanlıktan sonra 640'lı yıllarda İslamiyet ile tanışıyor. İslamiyet feodal dönemde büyüyen ticaret ile birlikte güç kazanan tüccar ve zanaatkarlığın şehir kültürüne çok daha katkıda bulunuyor. Yörede kuzey-güney, doğu-batı ticaret yolları çok etkindir. Tarım ve hayvancılığın da 1000 yıllardan beri etkinliği güçlü bir merkez konumunu sürdürmesini mümkün kılıyor. İslamiyet ile bu merkez rolü artarak devam ediyor. M.S. 1000 yıllarına kadar Arapların egemenliğinde kalırken, 990-1080 arasında Mervani Kürtlerinin elinde, daha sonra Türk kökenli Artukoğulları, 1200'lerde Kürt Eyyubi hanedanı 1500'lerden sonra da Osmanlı egemenliğine giriyor. Halk olarak Kürtler ön planda iken eski Asur kalıntısı Süryaniler, Ermeniler, Araplar ve Türkler de yerleşik halk haline geliyor. Tüm dini kültürlerin ve etnik yapıların bir merkezi halinde bir kozmopotilik yapı sergiliyor.

Çağdaş İbrahimî hareketiyiz

PKK Lideri Öcalan, Urfa PKK Davası savunmasında kendilerini "çağdaş İbrahimî hareketi" olarak tanımlıyor ve tarih, kültür ve din tartışması yapıyor.

 Dicle-Firat Havzasinda Tarih,Kutsallik ve Lanetin Simgesi

 Tarih başlangıcında gizlidir

 Bereketli topraklar kutsald·r

 Tanrılar göğe çıkarıldı

 Kutsallılık ve lanetlilik

 Urfa ideolojik bir merkezdir

 Urfa kutsallıkta direniyor

 PKK'nin Urfa çıkışı tarihtir

 Ayrılıkçılık ve şiddet yok

 Bölgede aydınlanma gerçekleşmeli 

ll. BÖLÜM

 HZ. Ibrahim direniş kültürüdür

 Kutsallığı tekrar yaşamalı

 Çözüm projeleri üretilmeli

 Peygamberlik kültürü Hz Ibrahim

Bir kültürün tek başına hakim olmaması, kültürel çoğulculuğun bu durumu tarihin en eski dönemine dayandığı gözlenmektedir. Genelde kutsallık her döneminde geçerlidir. Açıklandığı gibi tarım devrimi ve peygamberlik ideolojisinin merkezi konumundan ileri gelmektedir. Bu kısa anlatım bile Urfa ve civarının karmaşık bir tarih yapısına sahip olduğunu göstermektedir. Etnik ve dini kültürün iç içe geçtiği özünde ekonomi ve ticarete dayalı bir kültür egemendir. Geniş kırsal alanında tarımcı ve göçebe, kısmen ticaretle uğraşan kabile ve aşiret düzeni egemen iken, şehir merkezinde dini kültür ve ticaretle uğraşan çok etnik yapılı bir nüfus egemendir. Sümer şehir özelliklerine benzeyen bu durum günümüze kadar etkili olmaktadır. Köleci dönemin egemenleri olarak Nemrutların, feodal dönemin egemenleri olarak Mirleri, bey ve efendileri çok tanımış bir bölgedir. Nemruttan kalma mancınıkla ateşe atma olayı, bu şiddetli ideolojik ve ekonomik kökenli savaşımın bir simgesi olarak anlaşılmalıdır. Kendi kutsallıkları ve lanetleriyle 20. yüzyıla böyle gelen Urfa için yeni anlatım kavramları gerekmemektedir. Fakat, en çarpıcı dönüşüm, kutsallıkla lanet arasında gelişmiş görünmektedir.