|
|||||
|
|||||
|
Bu ilişki
düzenin 19.yüzyıldan itibaren bozulmaya başlamasında, İmparatorluğun
Batı kapitalizmi karşısında gerilemesi, bölgeye özellikle
Britanya İmparatorluğu’nun sızması, merkezi otoritenin
artan vergi ve askerlik talebi bu bozulmada dolayısıyla günümüze
kadar gelecek bir isyan sürecine yol açar. Çok tipiktir, diğer tüm
kavimlerin isyanı başarıya ulaşmasına karşın
bu isyanlar büyük çaplı olmalarına rağmen başarıya
gitmemelerinde yine temel etken bünyedeki ortak vatan ve devlet anlayışı
büyük rol oynuyor. İsyan edenlerin her zaman bir kolu zaten devletin
yanında. Temelde kopma felsefesi ve siyaseti yok. Daha çok çıkar,
taviz koparma hesabı var. “Bana vermezsen bende şu dış
güçle ilişkiye geçer, isyan ederim” anlayışı hakim.
Bu Kürt isyanlarının tipik karekteri kadar talihsizliği trajedisidir. Bu isyanları
ileri, geri veya siyasi, milli saymak bile abartılıdır.
Aslında özde böyle niyet taşımıyorlar. Bu daha çok
bir örtü anlayışıdır. Yalın ağa-bey-reis-şeyh
çıkarı , daha çok hanedan aile çıkarlarının yönlendirdiği
ve çıkmazı derinleştiren Kürt halkının tarihine
büyük acılar, katliamlar veren gelişmeye değil, baş
aşağıya götüren özelliklere sahipler. Felsefesiz, siyasi
program ve örgüt yoksunluğu aynı aile aşiret içinde bile
her isyanda iki başlılık , askeri kuralları pek uygulamayan
bu halleri ile yenilmekten kurtulamayan bu isyanları yeniden değerlendirmek
büyük önem taşır. Aslında başarı inanç ve felsefide
yok denecek kadar azdır. Kendiliğinden ve ilkeldir. Esasta da
kim çok pay verirse gözü onda olan bir temel anlayışla bir önemli
sonuca gidilemeyeceği açıktır. Trajedi, talihsizlik buradadır.
İnsanın “keşke bu isyanlar, bunların tarihi olmasaydı”
diyesi geliyor. Nedeni yine budur. Bunda şüphesiz Emperyalist sızmayla
merkezi otoritenin aşırı baskısı, artan vergi,
asker istemeleri de önemli etkiye sahiptir. Ama en temel neden yine günümüzde
çokça söylenen ortak vatan , devletin kurucu asli öğesi, aralarında
yoğun bir asimilasyonu yaşamaları, bir çok savaşı
birlikte vermeleri, yani kaderde, kıvançta bir , yakın olmaları, ayrı olmanın
tehlikeleri, çok kaybettireceklerini tarihen bilmeleri, böyle bir birliktelik
temel anlayışını her alanda ortaya çıkarmıştır.
Milliyetçiliğin en çok körüklendiği 20.Yüzyıl başlarında
bile, temelde bu anlayış korundu ve ortak bir ulusal kurutuluş
savaşı başarıyla verildi.
|
|||||