ŞEHRISTAN ARKADAŞIN MEKTUBU

Başkanım
Siz balçıkla sıvanmaya çalışılan bir Güneşsiniz. Ben de bu güneşin aydınlığını görmüş, ondan kopamayacağımı anlamış bir fedaiyim. Çünkü 21. yüzyılın sosyal mücadele çizgisini Apoculukla o kadar somutlaştırdınız ki, bu ulusal kurtuluş yolu insanlığa bir kez daha zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyin olmadığını ispatladı. Bu, onları eyleme kaldırdı. Ben bu eylemimle düşmanın kişiliğimde ve dışarıda oluşturduğu tüm zincirleri kırıyorum, özgürleşiyorum.
Siz, özgürlüğü bilinçte yakalamanın hiçbir sınır tanımadan eyleme dönüşmesi gerektiğini hepimize kanıtladınız ve böyle yaşadınız. Düşman tüm çabalarına rağmen, çalışmalarınızın önünü alamadı. Ne parti, ordu kurmanızı, ne Kürt halkını dirilterek kurtuluşa götürmenizi, ne de diğer çalışmaları. Bunlar karşısında emperyalizm sarsılan çıkarlarını bırakmamak ve kendi yıkılışını engellemek için böylesine kapsamlı bir komploya girişti. Fakat yine de bilincimize yerleştirdiklerinizi eyleme dökmemizi engelleyemiyor. Avrupa’da ve Kürdistan’da halkımız ayakta, serhildanlarda. Bizler fedai görevlerimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Yoğunlaşan bilinç ve yetkinleşen irade dışında hiçbir yol tanımıyoruz.
Biz kadınlar da özgürlük tacımızı takarak, hiçbir engel tanımıyoruz. Yani düşman bizi engelleyemiyor. Ben bilincimde yaşadıklarımı hiçbir sınır tanımadan böylesine bir eyleme dönüştürerek, düşmana gereken cevabı vermeye gidiyorum.
20 Mart 1999