MİRZA SEVİMLİ ARKADAŞIN MEKTUBU

Başkanım

Kendimi size tanıtmak istiyorum. Ben ’77 doğumluyum. Diyarbakır-Bismil, Eller köyünde dünyaya geldim. Ailem feodal bir ailedir. Ailem fakir olduğundan dolayı ben okul okumadım. Ailemin idaresini sağlamak için köyde sürekli çiftçilikle çalışıyordum. ’90 yılına gelindiğinde partiyle tanıştım. ’90 yılında partiye katılmak istedim. Fakat arkadaşlar tarafından bırakılmadım. Yaşımın küçük olmasıyla birlikte, kendimi sürekli arkadaşlara dayatıyordum, ama bir türlü arkadaşlar bırakmadı. ’91 yılına gelindiğinde partiye katıldım. Ilk katıldığım zaman Amed bölgesinde faaliyet yaptım. ’92 yılının başında Dersim alanına bir grup arkadaşla geçtim. Partinin bana verdiği değerlere hiçbir zaman layık olamadım. Feodal kişiliğimi değiştiremedim. ’95 yılında düşmana esir düştüm. Sorguda partinin direnişini sergileyemedim. Tam olarak düşmanın istediği gibi düşmana çözüldüm. Bu da düşmana karşı ne kadar cüce kaldığımı gösteriyor. Partiye ihanet ettim. Bunun da kendi kişiliğimden kaynaklandığını sonunda görüyorum. Yoksa, düşmanın güçlülüğünden değildir.
Başkanım
Ben seni görmek için kırsalda arkadaşlara çok öneride bulundum. Fakat bir türlü seni görmek nasip olmadı. Başkanım, benim tek istediğim seni bir sefer görmekti; ama senin yanına gelmek için yaptığım öneri, arkadaşlar, alan örgütü tarafından kabul görmedi. Başkanım, bu mücadeleye tek başına başladın. Kürt halkının tarihi baş aşağıya giderken tarihi tek başına bugüne kadar getirdin. Bugün artık halk bilinçlenmiş, dünya da kalksa Kürtlere karşı hiçbir güç dayanamayacaktır. Eskiden iki Kürdü yan yana getiremezdin, ama Başkanım, bugün sen milyonlarca halkı ayağa kaldırmışsın. Düşman da senden çok korkuyor; nasıl bir kedi köşeye sıkıştığında sağa sola saldırıyor, düşmanın durumu da böyle.
Başkanım
Kendini yakan arkadaşlara destek amacıyla kendimi yakmayı düşünüyorum. Bu eylemde sonuna kadar kararlıyım. Başkanım, sana büyük bir mektup yazmak istiyordum. Fakat siyasi konusunda zayıf olduğumdan dolayı fazla yazamıyorum. Başkanım, sen şehitlere sürekli sahip çıkıyorsun, sonuna kadar şehitleri koruyorsun. Yine insanları çok özgürleştiriyorsun.
Başkanım
Sonuna kadar sana borçluyuz. Bugün, canımdan başka bir şey olsaydı sana feda etseydim, ama canımdan başka bir şey gelmiyor. Başkanım, son olarak tekrardan sana bağlılığımı ifade ediyorum. Sen varoldukça Kürt halkının sırtı yere gelmeyecek.
Devrimci Selam ve Saygılarımla
Mirza SEVIMLİ