DENGTAV ARKADAŞIN MEKTUBU

Başkanım

Size olan sevgi ve bağlılığımı tarif etmek mümkün değil.
Sizin, bir ömür verdiğiniz adeta yoktan var ettiğiniz, tüm değerlerin koruyucusu olduğumu, bu değerlerin mücadele gerekçem olduğunu, bugüne kadar yaşamda anlamlandırmaya çalıştığımı, gücümün yettiği oranda sizinle yaşatıyor, yarattığınız özgürlük değerleri, oluşturduğunuz anlamlı yaşamı öğrenmeye çalıştığımı belirtmek istiyorum.
Elbette ki harcadığım bu çabanın çaba ve emeklerinizin karşılığı olmadığını biliyorum. Ancak sizin bir öğrenciniz olarak, süreklilik gösteren bir değişimi ve mücadeleyi esas almanın gayreti içinde olduğumu açık bir yüreklilikle belirtmek isterim.
Sizinle birlikte yaşamın ne kadar zevkli ve derin anlamlar taşıdığını hissettim. Yaşamın insanın önüne koyduğu o kadar çok sevgi var ki, aslında yaşamın anlamının bu tercihlerde yattığını, tercihlerin değişimin ve yaratmanın bir esiri olduğunu düşünüyorum. Ancak tercih etmenin kolay bir olgu olmadığını, insanlığın bu gün en basit noktalarda içine girmiş olduğu çıkmazlardan net bir şekilde anlıyorum.
İyiyi, kötüyü, güzeli, çirkini, özgürlüğü, şerefi, onuru, düşürülmüşlüğü, cesareti, korkuyu vb birbirinden ayırt etmek, onlardan doğru olanı tercih etmek, tercih ettiğine göre yaşamak ve tercih etmediğini tercih ettiğine dönüştürmek, onu etkin hale getirmek büyük bir yürek, üstün bir irade, sonsuz bir inanç ister.
Bunu, her mekan ve zamanda gerçekleştiren siz oldunuz. Dolayısıyla tercihleriniz benim için gereklerinin, eksiksiz ve kusursuzca ince bir ustalıkla yerine getirilmesi gereken kutsal değerler anlamına gelmektedir.
Sizin yaratıklarınızla yaşamaya çalışırken, bir anlamda ne kadar değişmiş ve gelişmiş olduğumu da gördüm.
Kendimde sizin gücünüzle yarattığım, her değişimin hayata yeni bir yaklaşımın başlangıcıyla tanıştım. Bu başlangıçlar size daha güçlü, daha doğru bir temelde ulaşmanın, bağlanmanın ve anlamanın yollarını önüme koydu.
Aslında bunu sizinle birlikte çıkmış olduğumuz bir yolculuk olarak da ifade edebilirim. Bu yolculukta geçtiğimiz her mekanda ve coğrafyada, yaşamın her anında, sizden yeni bir şey öğreniyor ve öğrendiklerimi özümsemeye çalışıyorum.
Sizinle olan bu yolculukta neler öğrendiğimi soracak olursanız?
Öncelikle insan olmanın güzelliğini öğrendim. İnsanlığın bu güne kadar neler kaybettiğini kazandıklarıma baktığımda fark ettim.
Onurlu yaşamanın ne demek olduğunu öğrendim.
Uçsuz bucaksız dağlarda özgürce yaşamanın ne olduğunu öğrendim.
Binlerce kahramanla yürümenin, koşmanın, paylaşmanın, sohbetin zevkini yaşayarak öğrendim.
Kendini insanlığa ve halkına adayanların yüzlerindeki mutluluk dolu anlamlı tebessümlerini anlamını gördüm.
Düşman karşısında teslim olmayanların yüreklerindeki cesaretin anlamıyla tanıştım.
Binlerce yiğit savaşçının yüreklerinin ne kadar büyük olduğunu öğrendim.
Kadının özgürlük yolunda adım adım ilerlerken, savaşırken güzelleşmesinin sırlarıyla tanıştım.
Bir halkın kendi küllerinden kendisini yeniden yaratarak, halklar bahçesinde onuruyla ayakta duruşunun görkemliliğinin nasıl olduğunu öğrendim.
Önderleri için kendilerini ateş çemberine dönüştüren, bir halkın bağlılığının ne kadar sarsılmaz olduğunu öğrendim.
Yaşamını bir bütün olarak insanlığa ve halkına adayan bir Önderin amansız mücadelesinin nasıl olduğunu öğrendim.
Esaret altında dört duvar arasında yalnız olarak direnmenin ve mücadele etmenin büyüklüğünün kaynağının ne olduğun öğrendim.
Dört duvar arasındayken bile, özgürce nasıl yaşanması gerektiğini dünyaya gösteren, yüreğin ne kadar derin ve anlamlı olduğun öğrendim.
İnsanlığa ve halkına mal olmuş bir Önderi tecrit koşulları içerisinde tutacak kadar, ondan korkanların yüreklerinin ne kadar zavallı ve aciz olduklarını gördüm.
Yaşamlarını, bilinçlerini, duygularını Önderliğine adamış bir halkın, Önderlikleri üzerindeki tecridi kabullenmeyecek duruma geldiklerinde, yapacaklarını hesaplamayacak kadar düşünce yoksulu olanların kim olduğunu gördüm.
Önderliklerine yürekten bağlı binlerce “özgürlük fedaisinin” Önderliklerine yönelik, en ufak onur kırıcı yaklaşımlara karşılık verecekleri cevabın ne derece yakıcı ve şiddetli olacağını göstermek için bu kararı verdim.
Eylemimle, Önderliğimize yaklaşımda, gittikçe pervazsızlaşan ve çirkinleşen düşmana cevabın nasıl verilmesi gerektiğini göstermek istiyorum.
Sizden öğrendiklerim, sizden daha da öğreneceklerimin yanında okyanusta bir damla gibi kalır. Çünkü sizi öğrenme, anlamanın ve sevmenin sonu yok.
– BİJİ RÊBER APO
– Önderliksiz Yaşam Olmaz
– Yaşasın Kahraman Kürt Halkının Onurlu Mücadelesi
– Yaşasın Tüm Değerlerimizi Yaratan Şehitlerimiz
01.03.2006
Devrimci Selam ve Saygılar