İstanbul Hukuk Fakültesi

Öcalan l97l yılında İstanbul Hukuk Fakültesine kaydını yapar ve Site Öğrenci Yurduna yerleşir. Bu dönemde okuduğu Leninin Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı adlı kitaptan etkilenir, ulusal soruna getirilen yorumları Kürt gerçekliği açısından ele alır ve bunların çok daha gerçekçi olduğunu görür. Bu döneme kadar Kürt sorununa UKKTH açısından bakılmamış, sorun Türkiyenin bir bölgesinin geri kalmışlığı olarak değerlendirilmiş ve bu doğrultuda talepler ileri sürülmüştü. Öcalanın da gidip geldiği DDKO soruna bu şekilde bakmakta ve ‘’Doğuya yol, su vb.’’ istemlerini dillendirmekteydi. Genel olarak da yürütülen tartışmalarda devletin Doğuyu geri bıraktığı ve kalkındırılması gerektiği yönündedir.

Öcalan hazırlandığı bir seminerin konusunu Kürt sorunu ve ayrı devlet açısından ele alarak UKKTH çerçevesinde bir konuşma hazırlar. DDKOda verdiği bu yönlü bir seminerden sonra DDKO üyeliğine alınır. Fakat dernek bünyesinde bu yönlü tartışmaların geliştiğini gören devlet, derneği seminerin ardından kapatır.

Öcalanın İstanbulda kaldığı bu dönemde Türkiye devrimcileri fikir tartışmalarını sürdürmekteler ve tartışmaların odağını örgüt, gizlilik ve devrimci şiddet oluşturmaktadır. Mahir Çayanın bu yönlü seminer ve konuşmalarını dinleyen Öcalan, getirilen yorumları gerçekçi bulur. Yapılan Kemalizm eleştirisini o güne kadar yapılan en radikal ve çözümleyici eleştiri olarak değerlendirir.

İstanbulun hareketli ortamında, Öcalan, tartışmaları dinlemek ve katılmamanın yeterli olmadığını düşünür ve liseyi okuduğu siyasetin merkezi Ankaraya gitmeyi tasarlar. Öcalan İstanbulda, hukuk fakültesine devam ederken, Ankarada eğitime devam etmek için Üniversite sınavlarına girer ve Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinin Kamu Yönetimi bölümünü kazanır. İstanbulun hareketli ortamı artık geride kalmıştır Öcalan için ve, bundan sonraki yaşamını ciddi olarak etkileyecek, devrimci arayış ve mücadelesi yeni bir tempoya kavuşturacak Ankara ortamına geçer.