|
Zindan Direnişi l2
Eylül darbesinin özellikle de Kürt halkına ve onun kurtuluş
umudu PKKye karşı gerçekleştirildiğinin
en önemli göstergesi cezaevlerinde yaşanıyordu. İnsanı
tüm insani özelliklerinden koparmanın uygulama alanlarına çevrilen
zindanlarda akla gelmeyecek işkenceler yapılıyordu. Tüm
bu uygulamalara karşı onurlu bir direniş de sergileniyordu.
Devlet özellikle PKK ve Kürtler üzerinde işkenceyi öyle tırmandırdı
ki devrimci tutsaklar insan onurunu kurtarmanın tek yolunun yaşama
son verme olduğu kararına vardılar. İnsan onurunu
kurtarma eylemine PKK yöneticilerinden, 21 Mart l982 Diyarbakır Cezaevinde, hücresinde üç kibrit çöpünü
yakarak Newrozu karşıladıktan
sonra yaşamına son veren Mazlum Doğan, başladı.
17 Mayıs l982 de Diyarbakır zindanında, 35. Koğuşta bulunan
Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner bedenlerini
ateşe vererek devletin işlediği insanlık suçlarını
dünyaya haykırdı. Bu soylu direnişlere devlet şiddeti
daha da tırmandırarak cevap verdi. Devletin şiddet kullanarak
ulaşmak istediği amacın boşa çıkarılması
için l4 Temmuz l982 de PKKli tutsaklar bedenlerini bu kez
de ölüm orucuna yatırdılar. Ölüm orucuna yatan PKK kadrolarından
Kemal Pir 7 Eylül, Hayri Durmuş l2 Eylül, Akif Yılmaz l5 Eylül
ve Ali Çiçek ise l7 Eylül 1982 günü şehit düştüler. devletin,
PKKnin iradesini kırma ve zindanda
yok etme politikası, bu direnişlerle ancak boşa çıkarılabildi. |