Maraş Katliamı ve 12 Eylül Süreci

Kürt halkının kurtuluş mücadelesini yürütmek için kuruluşu tamamlanan PKKye devletin cevabı bir katliam oldu. Maraş katliamı 19-24 Aralık l978 tarihlerinde uygulamaya sokuldu ve katliamda 111 Kürt katledildi. 210 ev ve işyeri yakılıp yıkıldı. Bu katliamın, bir çok özelliği dikkate alındığında, neden Maraşta hayata geçirildiği anlaşılır. Katliamın CHPnin iktidar döneminde ve ECEVİTin Başbakanlık dönemine denk gelmesi planın bir parçası idi. Katliamda çocuk, kadın, yaşlı ayrımı yapılmadan tam bir vahşet örneği sergilendi. Bu, Kürtlerin yani PKKnin bir adım daha ileri atarsa, devletin ne tür cevap vereceğinin de bir göstergesi idi. Vahşet, bir anlamda gözdağı idi. 

Ana rahmindeki bebeklerin dahi süngülenerek katledilmesi, meseleye bir sağ- sol yada alevi-sünni çatışması anlamı vermek, katliamın hem planlanma ve hem de uygulama safhasını açıklamaya yetmemektedir. Katliam sonrasında, katliam da gerekçe gösterilerek Ecevit hükümeti tarafından l3 Kürt ilinde sıkıyönetim ilan edildi. Bu katliamın belkide niye yapıldığını da gösteriyordu.

Devletin bu uygulamasına o günün koşullarında Türkiyede var olan ne bir politikacı ne de başka hiç bir siyasi güç Abdullah Öcalan ve onun partisi kadar anlam verebildi. Bu olay tam olarak anlaşılmadığı içindir ki PKK dışında hiç bir devrimci güç ileriye yönelik olası yeni saldırılara karşı önlem alamadı.

PKK lideri Öcalan, devletin bu yönlü geliştirdiği planlamaları değerlendirerek, Mayıs l979 da partisinin yönetici kadrolarının önemli bir kısmını yurtdışına çıkarma kararı aldı. Öcalanın bu kararı partisinin kadrolarını olası bir askeri darbeden koruma amacı taşıdığı gibi onları ideolojik ve siyasi olarak geliştirme amacı da taşıyordu. Öcalannın bu kararı Kürt halkının tarihinde çok önemli bir karar oldu. Bugün herkes tarafından daha iyi anlaşılmaktadır. 12 Eylül l980 darbesinden önce PKK kadrolarının çoğu ülkeyi terk edebildi. Kalan kadrolar ise darbeden kısa süre sonra Ortadoğu sahasına geçirildi.

12 Eylül darbesi ile devlet her ne kadar PKK ve Kürt halkına birinci derecede yönelmek istemiş ise de, Öcalanın zamanında aldığı tedbirlerle, Kürtler açısından oldukça boşa çıkarılmış ve darbenin Kürt ayağının başarıya ulaşmasına izin verilmemiştir. Darbe ile PKK nin ne olduğunu bilmeyen Kürtler de dahil tüm Kürtler devletin şiddetiyle karşılaştılar. Kürdistanda aranmadık ev, aşağılanmadık Kürt bırakılmadı. Binlerce sıradan insan işkencelere alındı, hapis cezası ile cezalandırıldı. Ancak 12 Eylül ile devlet, esas darbeyi Türkiyedeki devrimci ve ilerici güçlere vurdu. Hemen hemen tüm siyasi kadrolar ya tutuklandı ya da vuruldu. Kurtulanların da hemen hemen hepsi ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. 3l Mart l981 tarihine kadar l9.000 kişi gözaltına alındı.