Basin
Aciklamasi - 26-05-99
TÜRK IYEDE BIR KISIM
MEDYA YALAN HABERLERINE DEVAM EDIYOR
BASINA VE KAMUOYUNA
BIREYSEL BASVURU BIR HAKTIR
Abdullah Öcalan davasinda, sanik vekili olarak görev alan, avukatlara
yönelik hak ihlalleri devam ediyor.
Bunun son örnegini, Av. Niyazi Bulgan ve dava hazirliklarinin yapildigi,
Asrin Hukuk Bürosunda çevirmen olarak görev alan, Sibel Ceylana
yönelik açilan dava olusturdu. Davanin ardindan bir kisim basin organinda
yer alan ve gerçegi yansitmayan haberler, ihlalin devamina neden oldu.
Av. Niyazi Bulgan, büroda çevirmen olarak çalisan ve asil olarak Belçikada
yasayan Sibel Ceylana dava ile ilgili evraklari, Öcalanin Avrupali
avukatlarina vermek üzere teslim etmesi nedeni ile, hukuk tarihinde
esine az rastlanilacak bir suçlama ile karsilasti.
Av. Bulgan Öcalani yargilayan Türk adaletini, Avrupa Insan Haklari
Mahkemesine sikayet etmekle suçlaniyordu.
Oysa T.C Devleti, Avrupa Insan Haklari Sözlesmesini imzalamis hatta
bu sözlesmeyi kendi Anayasasinin da üzerinde kabul etmis ve bireysel
basvuru hakkini kabul etmistir.
Yani, iç hukuk yargilamasinda haksizliga ugradigini iddia eden bireyler,
kendilerine yargilayan dogal olarak, Avrupa Insan Haklari Mahkemesine
sikayet edebilirlerdi.
Ancak bu iddianame ile, böyle bir haktan Abdullah Öcalan ve Onun
avukatlarinin mahrum birakilmak istendigi ortaya çikmistir. Davanin
ardindan gerek çevirmen Sibel Ceylan ve gerekse de Av. Niyazi Bulgan
ile ilgili yapilan gerçek disi bazi haberler, resmi gazetecilik
örnegini de gözler önüne sermistir.
Abdullah Öcalan davasinin, 75 yillik çözümsüzlük politikalarina DUR
diyerek, çözüme gidilen yolda bir adim olma imkani varken, asilsiz
suçlamalara dayanarak yapilacak, basta savunma hakki olmak üzere birçok
hak ihlalinin devaminin gerekçesi kimseye yarar saglamayacaktir.
26.5.99
Av. Niyazi BULGAN
Av. Sedat SADIOGLU
|
|
|