BASIN
AÇIKLAMASI
Görevi Bırakmadık Dondurduk
1
Mart 1999 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASIDIR. Açıklamada
Savunma Avukatlarına yönelik tehtidler konu edinilmiştir
Geçtiğimiz
hafta içinde İmralı adasında tutuklu bulunan
Abdullah Öcalan'ın avukatlığını yapmak
üzere Devlet Güvenlik mahkemesine başvurmamızdan bu
yana bizlere yönelik tehdit ve saldırılar kamuoyunun
gözleri önünde cereyan etmektedir.
Gerek iç hukuk gerekse
uluslar arası hukuk, savunma hakkının kutsal
olduğunu tespit ederek, bu hakkı güvence altına
almasına rağmen, halk tepkisi olarak gösterilmeye
çalışılan örgütlü militanlardan oluşan bir
takım saldırganlar karşımıza çıkarılarak,
Mudanya2da iki kez (23/25 Şubat 1999 ) ve İstanbul'da
Öcalan'la ilgili basın açıklaması yaptığımız
sırada (26 Şubat 1999) yaşamımıza yönelik
saldırılar gerçekleştirilmiştir.
Özellikle devlet yetkililerinin
böylesine hassas bir davada savunma görevimizle ilgili bize
her türlü kolaylığı sağlamaları gerekirken
Cumhurbaşkanının müvekkilimizi savunma hakkını
kullanması konusunda alaycı bir ifade kullanması,
devlet yönetiminin savunma hakkı kullanması konusunda
alaycı bir ifade kullanması, devlet yönetiminin savunma
hakkı konusunda hukuk dışı bir anlayışının
göstergesidir. Cumhurbaşkanının savunma hakkı
ile ilgili alaycı ifadeleri adeta saldırganlara cesaret
vermiştir.
Başbakan Ecevit'in
Mudanya'da uğradığımız ilk saldırı
ile ilgili avukatların güvence altında olduklarına
ilişkin açıklamasından iki gün sonra yine aynı
yerde yeniden saldırıya uğramamız, görünmeyen
güçlerin yönetim üzerindeki etkisinin açık bir göstergesidir.
İstanbul'da yaptığımız basın toplantısı
esnasında avukat arkadaşımız Osman Baydemir'in
gözaltına alınmasına ve toplantı sonrasında
yeniden saldırıya uğrama tehlikesi karşısında
polisin önlem almaması karşısında uluslar
arası önlem istememiz karşısında Başbakan
Ecevit yeni bir açıklama yapmıştır.
Başbakan bizim İmralı'da
görüştüğümüz Abdullah Öcalan'ın durumunda eleştirilecek
bir şey bulamadığımız için şov
yaptığımızı söylemiştir. Sayın
başbakan Abdullah Öcalan'ın durumu konusunda gerçeğe
tamamen aykırı bir belirleme yapmaktadır. Yasalar
çiğnenerek tutuklu bir kişinin Adalet Bakanlığı'na
bağlı tutuk evine konması gerekirken Özel Harp
Dairesinin (Kont gerilla) sorgu evinde dünyadan bütünüyle tecrit
edilmiş olarak tutulan bir kimsenin durumunda eleştirecek
bir şey bulamadığımızı söylemek
haksız bir iddiadır.
Hukukun üstünlüğünü
esas aldığını söyleyen bir devletin başbakanı
nasıl bunu söyleyebilir; savunma hakkına karşı
düzenlenen bunca saldırıya rağmen, devlet güvence
istemek nasıl önemsenmeyebilir.
Abdullah Öcalan davası
asrın davası olacaktır. Böyle bir davada savunma
hakkının kullandırılmaması Türkiye
Cumhuriyeti Devletini büyük bir sıkıntıya düşürecektir.
Bu nedenle başta Cumhurbaşkanı ve Başbakanın
bu konuda izledikleri tutumu değiştirerek önümüze
çıkarılan engellerin biran önce kaldırılmasını
sağlamalı ve hiç değilse bundan böyle bu davada
savunma hakkına yönelik saldırılara izin verilmeyaceği
konusunda bizlere güvence vererek, bunu kamu oyuna açıklamalıdırlar.
1 Mart 1999
Abdulah Öcalan
Müdafileri adına
Av. Ahmet Zeki Okçuoğlu